Piyes nedir?

Tiyatroda oynanmak üzere yazılmış eserdir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren acıklı ve gülünçlü unsurları birleştiren bütün tiyatro eserlerine bu ad verilmektedir.

En önemli unsuru, karakterlerdir. Konuyu meydana getiren olaya «entrika», perde sonlarında seyirciyi şaşırtacak ve meraklandıracak bitişlere de «vuruş» denir. Piyes, ele alınan konuyu belli bir yerde, sınırlı bir olay içinde anlatır. Bunun için, bir tiyatro eserinde en önemli unsur «kişiler» (karakterleridir.

Piyeste kişiler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış olmalıdır. İkinci derecedeki kişiler «piyesin kompozisyonu »nu meydana getirir. Daha önemsizlerine ise «ütilite» (faydalı kimseler) denir. Hiç sözü olmadan piyese girmiş kişiler ise «figüran»lardır. Piyesin konusunu meydana getiren olaya «entrika», her perdenin sonunda seyirciyi şaşırtacak kuvvetteki bitiriş hareketine de «vuruş» (coup) denir.

Piyes zaman bakımından perdelere, perdeler de tablolara ayrılır. 3, 1 veya 5 perdelik piyesler de vardır. Radyoda oynanmak üzere yazılmış eserlere de «radyofonik piyes» veya «skeç» denir. Önceleri tiyatro oyunları, konularına göre trajedya (acıklı), komedya (güldürücü), dram (acıklı güldürü karışımı) olarak isimlendiriliyordu. On dokuzuncu yüzyıldan itibaren hepsine birden piyes denmeye başlandı. Piyesler perdelere, meclis (tablo) lere ayrılır. Çoğunlukla üç perdelik olarak yazılırlar.

İlk Türk piyesi olarak Prof. Fahir İz’in Viyana Milli Kütüphanesi'nde tesadüf ettiği, üzerinde "Ketebe el Fakir İskerleç" ibaresi bulunan Vak’ayi-i Acibe ve Havadis-i Garibe-i Kefşer Ahmed (Pabuççu Ahmed’in Garip Vak’aları ve Sergüzeştleri kabul edilmektedir. Aynı kütüphanede bu piyesin Fransızca, Almanca, İtalyanca tercümeleri de mevcuttur. İtalyanca tercümesi 1809 tarihlidir. Piyesin vak’ası Bağdat’ta geçmektedir.

1842’den itibaren Avrupalı yazarların piyesleri tercüme edilmeye başlanmış ve ilk olarak Molière’in Bourgeois Gentilhomme ve Malade İmaginaire Hastalık Hastası tercüme edilmiştir. Batı piyeslerine benzeyen ikinci oyun, Abdülhak Hamid’in babası Hayrullah Efendi tarafından yazılmış olan Hikaye-i İbrahim Paşa ile İbrahim-i Gülşeni’dir. Bu yıllarda gazetelerde tiyatro ile ilgili yazılar yayınlanmaya başlamıştır.

Ayrıca 1860’ta batı tarzında Türk komedyasını kurmak gayesiyle Şinasi’nin ortaoyunundan faydalanarak yazmış olduğu Şair Evlenmesi de ilk piyesler arasında sayılabilir. Namık Kemal vatan Yahut Silistre isimli bir oyun yazmıştır. Bu oyun çok meşhurdur. Necip Fazıl’ın 1940’ta yazdığı Sabırtaşı isimli piyesiyle Reis Bey, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Künye, Abdülhamid Han, Tohum önemli olanlarıdır.

Sözlükte "piyes" ne demek?

1. Oynanmak için yazılmış yapıt, oyun.

Cümle içinde kullanımı

Geceleri tiyatroların önünde saatlerce bekleyerek ucuz yerlere yerleşirdik, sevdiğimiz piyesleri seyrederdik.
- Y. K. Beyatlı

Piyes kelimesinin ingilizcesi

n. play, piece, stage play, representation, spectacle
Köken: Fransızca

Son eklenenler